Dil Seçiniz
Telefon
WhatsApp
İnstagram

Covid 19 ve Gebelik

Covid 19 ve Gebelik

Covid 19 ve Gebelik

 

GENEL BİLGİLER

Gebelikteki kalp damar sistemi, solunum sistemi ve bağışıklık sistemine ait bazı değişiklikler, gebeleri enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirmektedir. Her ne kadar gebelik döneminde solunum yolu enfeksiyonları görülme sıklığı normalden fazla olmasa da, hastalığın gelişmesi durumunda bu dönemde meydana gelen fizyolojik değişikliklere bağlı olarak hastalığa bağlı risklerin görülme oranı artmaktadır. Gebelikte kalp hızı ve oksijen tüketiminde artma, göğüs kafesinin transvers çapındaki artış, diyaframın yükselmesi sonucu akciğer kapasitesindeki düşme, gebenin hipoksiye karşı toleransını azaltmaktadır. Akciğer volümlerindeki değişiklikler ve damarlarda genişleme; mukozal ödeme ve solunum yollarında artan sekresyonlara neden olmaktadır. Viral pnömonisi olan gebelerde; erken doğum, fetal büyüme geriliği, düşük doğum ağırlığı, beşinci dakika Apgar skorunun yedinin altında olması, viral pnömonisi olmayan gebelere göre daha sık görülmektedir.

Pandemi sürecinde artan gözlemler ve bilgi birikimi gebelik ve doğumun ağır seyirli SARS-COV-2 (covid-19) enfeksiyonu açısından risk faktörü olduğunu göstermiştir.

Gebelerde Covid-19 enfeksiyonu klinik belirtileri nelerdir?

Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, myalji, yorgunluk gibi hafif semptomlardan pnömoni, akut respiratuar distress sendromu, böbrek yetmezliği, çoklu organ yetmezliği gibi ileri yoğun bakım ihtiyacı doğuran ağır semptomlar şeklinde klinik belirti verebilir. Gebe olanlarda gebe olmayanlara göre daha az oranda ateş, öksürük ve nefes darlığı semptomları oluşmaktadır. Gebelikte COVID-19 enfeksiyonunda semptomlar erişkin semptomları ile farklı değildir. %12.1’ünde semptomatik olabilmektedir.  Gebelikte maternal bağışıklık sisteminin bir miktar baskılı olması, solunum mukozasında ödem, diyafram , oksijen tüketimi yükselmesifazla olması nedenli gebeler solunum yolu enfeksiyonlarına daha yatkındır fakat elimizdeki güncel verilere bakıldığında gebelerde Covid-19 enfeksiyonu normal popülasyonla karşılaştırıldığında klinik seyir açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Semptomatik vakalardaki gebelerin semptomlarının şiddeti gebe olmayanlarla benzerdir. Gebelerin %86’sı hafif, %9,3’ü ağır, %4,7’i  kritik olarak hastalığı geçirmiştir (Normal gebe olmayan covid-19 pozitif popülasyonun %80’i hafif, %15’i ağır, %5’i kritik olarak hastalığı atlatmışlardır ).

Gebelikte Hangi Riskler artar?

COVID-19 geçiren gebelerde komplikasyonlarında özellikle erken doğum, düşük, gelişme geriliği  ve preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) riski artmaktadır. Ayrıca, yoğun bakıma yatışta ve anne ölümlerinde belirgin artış olduğu güncel çalışmalarda gösterilmiştir.

Daha şiddetli hastalık için özellikle risk altında olan gebe grupları hangileridir?

Diyabet ya da hipertansiyon gibi eşlik eden medikal hastalığı olanlar, konjenital ya da edinsel kardiyak hastalık öyküsü olanlar, kanser hastaları, ileri anne yaşı, kistik fibrozis ya da ileri evre astım gibi ciddi solunum yolu hastalığı olanlar, kronik karaciğer ya da böbrek hastalığı olanlar, immunsupresif ilaç kullananlar ve orak hücre anemi gibi doğumsal metabolik hastalık öyküsü olanlar normal gebelere kıyasla daha fazla risk altındadır.

Gebelerde COVID-19 Aşıları Güvenli mi?

COVID-19 gebelerde gebe olmayanlara göre daha ağır seyretmekte ve daha fazla ölümle sonuçlanmaktadır, birçok ülkede COVID-19 anne ölümlerinin birinci nedeni haline gelmiştir. Gebelikte inaktif ve mRNA aşısının uygulanmasına ilişkin veriler incelendiğinde gebelere aşı uygulaması tavsiye edilmektedir. Aşılar gebelik öncesinde ve gebeliğin başlangıcından itibaren her dönemde uygulanabilir. DSÖ, onay verdiği SARS-CoV-2 aşılarının gebelere de yapılmasını önermektedir, ayrıca CDC ve American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG) de gebeler, emzirenler ve gebelik planlayanlara  COVID-19 aşılarını önermektedir.

İnaktif aşılar gebelik döneminde güvenle kullanılan ve etkili aşılardır.

Son dönemde geliştirilmiş olan mRNA aşılarının CDC tarafından yayımlanan 139000 gebeyi kapsayan çalışmada da bu aşıların gebelerde etkili olduğu; anne, fetüs ve yenidoğan üzerine ciddi bir yan etkisinin olmadığı gösterilmiştir. mRNA aşıları canlı virüs içermez ve aşı etkinliğini artırmak için bir adjuvan kullanmaz. Aşılardaki mRNA hücre çekirdeğine girmez ve insan genomunu değiştiremez. 92000 gebede, düşük oranının, COVID-19 aşısı olanlarda aşı olmayanlardan daha yüksek olmadığı belirlenmiştir.

Hayvan çalışmaları ve klinik çalışmalardan elde edilen veriler, başta mRNA olmak üzere COVID-19 aşılarının anne ve bebeğe zararlı bir etkisinin olmadığını, anneyi koruduğunu ve hastalık riskini 5-10 kat azalttığını göstermiştir.

ABD’de COVID-19 mRNA aşısı uygulanmış ve doğum yapmış 827 gebenin verileri incelendiğinde aşıların düşük, ölü doğum, konjenital anomali, bebeğin gelişimi, erken doğum, ölü doğum veya yenidoğan ölümü başta olmak üzere herhangi bir soruna yol açmadığı görülmüştür.

Gebelikten hemen önce veya ilk 20 haftada mRNA aşısı yapılmış 2456 gebede düşük riskinde artış görülmemiştir.

mRNA aşılarıyla aşılanmış, çoğunluğu sağlık çalışanı olan 424 gebenin değerlendirildiği bir başka çalışmada da hem gebelerde hem de bebeklerinde, aşılı olmayanlarla benzer sıklıkta olumsuz sonuçlar gözlendiği bildirilmiştir.

Ek olarak annedeki antikorların yeni doğanda SARS-CoV-2 (covid-19)’ye karşı pasif bağışıklık sağlamak üzere plasentadan ve anne sütüne geçtiği de gösterilmiştir.

Gebelikte aşılama, enfeksiyona yakalanma riskini azaltır, kordon kanı ve anne sütüne koruyucu antikor geçişini sağlar.

Gebelerde inaktif aşı ve mRNA aşıların yan etkileri toplumun diğer bireylerinden farklı değildir. Ayrıntılı bilgiye Sağlık Bakanlığı’nın https://covid19asi.saglik.gov.tr/ internet sayfasından ulaşılabilmektedir.

Vertikal Geçiş (Anne karnında anneden bebeğe geçiş)

Plasentada  da  virüsün  bağlandığı  ACE2  reseptörleri  mevcuttur.  Bu  nedenle plasentanın SARS-CoV-2 ile enfekte olması ve bunun sonucunda da virüsün fetusa geçerek enfeksiyon oluşturma olasılığı teorik olarak mevcuttur. Ancak SARS-CoV- 2’nin vertikal geçişi mevcut literatür bilgilerine göre düşüktür.  Son veriler fetusa vertikal geçişin olmadığı yönünde olup, bugüne kadar Covid-19 pozitif gebelerden doğan yenidoğanların kord kanında, nasal örneklemelerinde ve gebelerin amniyotik sıvı ve plasentalarında virusa rastlanmamıştır. Fakat halen konuyla ilgili yayınların sınırlı sayıda olması ve bu yayınlardaki gebelerin az sayıda olması nedeniyle daha büyük çapta araştırmalara ihtiyaç duyulduğu unutulmamalıdır.